KIZILAY STOĞUNDAKİ ÇADIRLARI AFET BÖLGESİNE GÖNDERMEK YERİNE AHBAP’A SATMIŞ!

Abone Ol

KIZILAY STOĞUNDAKİ ÇADIRLARI AFET BÖLGESİNE GÖNDERMEK YERİNE AHBAP’A SATMIŞ!

Şaka değil, vallahi şaka değil!

Detaya girmeden sorulması gereken soruyu en başta sorayım… Madem Kızılay'ın elinde çadır vardı, deprem bölgesinde zaruri derecede ihtiyaçta her kes tarafından biliniyorken (4.haftaya geldik hala var) neden bu çadırlar bu kadar gün bekletilip anında afet bölgesine gönderilip yaraya merhem olmadı?

Mevzuyu özetleyelim…

Ahbap Derneği’nin, Twitter hesabından yayımlanan açıklamayla Kızılay’ın kendilerine çadır sattığı iddiaları Kızılay Başkanı Dr. Ekrem Kınık’ın beyanıyla da doğrulandı.

Ahbap Derneği; “… Depremden zarar gören vatandaşlarımızın çadır ihtiyacını karşılayabilmek için tüm ülke seferber olmuş, derneğimiz de tüm ülke çapında çadır üreten firmalar ile temasa geçmiştir. …… …. O tarihte iletişime geçtiğimiz firmalarda hemen o sabah deprem bölgesine gönderebileceğimiz çadırlar yoktu. En erken 1 hafta içinde yetiştireceklerdi. Arkadaşlarımız, Kızılay’ın iştirakinde olan Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş ile görüşme gerçekleştirdiler. Ellerinde 2050 adet olduğunu öğrendiğimiz çadırların sözleşmesini hemen yaptık ve ertesi sabah 2050 tane çadırı deprem bölgesine gönderdik. …. …. Erzincan’dan 1232 adet (8 TIR) çadır öncelikle en yakın şehirler olan Adıyaman ve Kahramanmaraş’a; Ankara’dan da 918 adet (8 TIR ) çadır Hatay’a gönderilmek üzere 10 Şubat’ta yüklendi ve aynı gece dağıtıldı.”

Mevzu ülkede gündem olunca Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın Ahbap' a çadır satılmasına ilişkin olarak Twitter’dan yaptığı açıklamasının da üzerinde durulacak çok detayı var.

"Kızılay Çadır, Türkiye Kızılay Cemiyetinin bir iştirakidir ve 12 ay kesintisiz üretim yapan dünyanın sayılı afet çadırı üreticilerinden biridir. Öncelikle Kızılay'ın TAMP çerçevesinde belirlenen asgari çadır stok seviyesini garanti eder. Ayrıca; barınma hizmet kümesi sorumlusu olan AFAD’ın kendisinden tedarik etmek için sipariş verdiği sayıda çadırı istenilen zamanda imal eder. Sağlık Bakanlığı, MSB gibi kamu kuruluşlarının ve BM ve diğer Uluslar arası kuruluşların taleplerini üretir. Satışlardan elde ettiği gelirleri Kızılay’a aktarır, Kızılay da afetler için gerekli olan çadır ve sair insani yardım malzemelerini ürettirerek depolar ve ihtiyaç anında vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtır. Ahbap Derneği de Kızılay'ın yurt dışı bir kuruluş için ürettiği logosuz 2050 çadırı afetin ilk günlerinde Kızılay Çadır'dan maliyetine tedarik ederek AFAD’ın gösterdiği yere sevk edip depremzedelerin hizmetine sunmuştur."

Allah aşkına yurt dışı için üretilen ne demek ya, elinde çadırın var, sen bu milletin yegane kurumusun, ülke tarihinin en büyük deprem afetine maruz kalmış, ağır kış koşullarında en yakınlarını kaybetmiş acılı insanların çadıra, sığınacakları bir korunağa ihtiyacı var, yaraya merhem olacağına müşteri bekliyorsun!

Yurt dışına ürettik, Pes doğrusu!

Sayın Başkan keşke başka bir gerekçe öne sürebilseydiniz.

Kızılay’ın bir kuruluş amacı, varlık nedeni var. Bellidir. Bazı fonksiyonları yerine getirebilmek için şirket statüsünde bazı birimlerini yapılandırmış olması onun Hilal-i Ahmer olduğu gerçeğini değiştirmez, olması gerekeni de değiştirmez. O şirket yüzde yüz sana ait, prosedür gereği tüzel kişiliğinin olması mazeret olamaz. Özü stokunda çadır var ve bekletiyorsun!

Genç AFAD, kurumsal sitesindeki SWOT Analizi ile zayıf kaldığını bir anlamda itiraf etti, ama 160 yıllık geçmişi olan KIZILAY’ın bu yönde de bir zafiyeti olmamalı diye düşünürdüm.

Bu arada bu süreçte efendim Kızılay eleştirilemezmiş!

Bağış, mazlum denince ilk akla gelen kurumdu Kızılay. Değil Türkiye’de, yabancı ülkelerdeki felaketlerde bile hem kurum bayrağını hem ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmasından hep gurur duyduk. Ama aksayan yönleri, kamu vicdanını rahatsız eden uygulamalarını (1995’de Kızılay tarihinin belki de özel sektörce en büyük kan bağışı kampanyasını organize etmiş, Kızılay Delegeliği yapmış) düzeltmesi, yapısını güçlendirmesi, vizyon sahibi, sorumluluk bilinçli ve liyakatli kadrolarla yönetilmesini beklemek, eleştirmek de duyarlı birey olarak sorumluluğumdur.

Recep Ali Aksoylu / 26.2.2023