Ataşehir'de Öğretmenler ve Öğrencileri Tiyatro Sahnesinde Buluştu

Ataşehir İbrahim Müteferrika Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde güzel şeyler oluyor.

Ataşehir'de Öğretmenler ve Öğrencileri Tiyatro Sahnesinde Buluştu
  • 02 Mart 2019, Cumartesi 13:11

Tiyatroya gönül vermiş bir grup öğretmen ve öğrencilerinden oluşan topluluk ders zili çaldığında evlerine gitmek yerine okullarında kalıp, İstanbul Devlet Tiyatrosu ve pek çok özel tiyatroda görev almış oyuncu Rami ÇAKIR yönetiminde okulda kurdukları küçük sahnede William Shakespeare ‘in oyunlarından oluşan ve uyarlamalarını yine Rami Çakır’ın yaptığı “AŞK BOŞA ÇABALAR” adlı oyunu 10 Nisan’ da sahneye koyabilmek için büyük bir arzu ve heyecan ile çalışıyorlar.

Ataşehir İbrahim Müteferrika Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin kurduğu “İzDüşüm Tiyatro Topluluğu” İstanbul genelinde bir ilk olmanın haklı gururunu yaşıyor. Okul öğrencilerinin daha şimdiden tiyatroya ve sanata olan ilgilerinin arttığını görmenin sevinci de bu gurura eşlik ediyor.

Proje Sorumlusu ve Edebiyat Öğretmeni Miray EROLER 10 Nisan 2019 Çarşamba akşamı saat 20.00 de Ataşehir Mustafa Saffet Kültür Merkezi / Halit AKÇATEPE Sahnesinde oynayacakları oyun ve bu
güzel projeleri hakkında şunları söyledi.

Bir tiyatro oyununda yer almak, üstelik bunu Öğretmen ve Öğrenci birlikteliği ile yapmak bir hayaldi benim için. Ancak sonrasında bu hayal, müthiş bir ekip ruhu ile benim olmaktan çıkıp bizim hayalimiz oldu. Hayalin gerçeğe dönüşü ile de 'Aşk Boşa Çabalar' dedik. Heyecanla sahnede olacağımız günü beklerken sizleri de bizimle bu heyecanı paylaşmaya davet ediyoruz. Komedi, eğlence, öğretmen ve öğrenci iş birliği ve enerjisine tanık olmak istiyorsanız 10 Nisan’da Mustafa Saffet Kültür Merkezi'ndeki oyunumuza davetlisiniz...”

 

AŞK BOŞA ÇABALAR adlı William Shakespeare oyunlarının bir kolajı niteliğindeki projeyi tasarlayan ve yöneten Oyuncu Rami ÇAKIR ise içinde bulunduğumuz öğretim döneminin başından itibaren içerisinde yer aldığı bu projeyle nasıl tanıştığını ve yaşananları şöyle anlatıyor.

Şimdi nereden başlasam bilemiyorum. Bütün hikâye aslında şöyle başladı: Bizim bir şekilde Miray öğretmenle yollarımız kesişti. Bir telefon konuşması yaptık. Konuşmanın sonunda anladığım tek şey “Birkaç öğretmen bir araya geldik öğrencilerimizi de aramıza aldık bir tiyatro oyunu prova edipçıkarmak istiyoruz.”idi.Öncelikle oyuncuların öğretmen ve öğrencilerden oluşması ilgimi çekti,heyecanlandım. Farklı bir deneyim olabilir diye düşündüm. Peki, dedim. Bir araya gelelim, birbirimizi seversek başlayalım çalışmaya. Miray öğretmen önce garipsedi.“Seversek mi?”“Aaa peki. Ben hiç öyle düşünmemiştim. Sanırım haklısınız.”dedi. Ancak haklısınız dediği zaman biliyorum ki tam anlamamıştı ne demek istediğimi. Ama şimdi anladığından eminim. :)Çünkü tiyatro gönül işidir; bir tutkudur, sevdadır.Şimdi bunları yazarken bir yandan da içimden “Ah be Rami, ne klişe sözler ettin, gönül işidir, tutku işidir blablabla diyorum.:) Ama inanın en yalın haliyle bu işe bu kelimeler karşılık geliyor. Gerçekten sevmeden yapılamaz.:) Sonrasında haftanın bir gününü belirledik, okulda prova için. Geri kalan zamanda da ekip uygun günler belirleyip bensiz prova edecek vs…Yüz yüze tanıştık. Ekibi oluşturduk. Sonra da oyunu seçmeye geldi sıra. İşte bu noktada işim zorlaşmaya başladı.Hiçbirini tanımıyorum,malzemelerini bilmiyorum ve haftada sadece bir gün onlarla prova etme şansımvar.Yani onları çalıştırmamı kolaylaştıracak, rahat adapte olmalarını sağlayacak ve kolay çalışabilecekleri bir şey olmalıydı. Ayrıca hiçbirinin daha önce sahne tecrübesi yoktu. İyice düşündüm. Bir de bir oyun çıkarmış olmak için çıkarmak daistemiyordum açıkçası. Hani suya sabuna dokunsun, bir şeyler anlatsın, amatörde olsa nitelikli olsun istedim. Bu noktada W. Shakespeare kolajı yapmaya karar verdim.Tema da aşk olacak dedim. Yani geçmişten günümüze aşk; hep aynı aşk. Kadın erkek aynı, ilişkiler aynı, biçim değiştirse de içerikte aynı diye düşündüm. Güzel başlayıp giderek karmaşıklaşan aşk teması üzerine yoğunlaştım. Bu arada Shakespeare’ in eserlerinin edebi niteliği de zaten tartışılamaz. Hangi oyunların hangi sahnelerinin oynanacağına karar verdikten sonra hızlıca ekibi oluşturdum ve provaya başladık. Şimdi ortalama olarak sahneler iki oyuncudan oluşuyor. Bu arada neler var buraya yazmıyorum. Artık onuda oyuna gelip bizzat kendiniz görün, değil mi ama?:) Yani ekibi küçük ekipler haline getirdim ve lokal lokal çalıştırmaya başladım. Sonrasında da çıkan parçaları birleştirecek böylelikle kolajı oluşturmuş olacaktım. Sonuç olarak aynı yazarın birbirinden bağımsız oyunlarından bazı sahneleri alıp tutarlı bir şekilde birbirlerine bağlayıp mantıklı bir bütün haline getirmeye çalıştık. Ortaya tatlı bir uyarlama çıktı gibi. Gibi diyorum çünkü çalışmamız henüz sona ermedi. 10 Nisan prömiyer. Bu satırları yazarken ben, hala provalara devam ediyoruz. Oyun kabaca çıktı. Süslemeler, detay çalışmaları kaldı geriye. Vaktimiz var nasılsa. Açık biçim anlatı ve dramatik yapının iç içe geçtiği deneysel, amatör bir çalışma olacak gibi duruyor “Aşk Boşa Çabalar”. Herkesi bekleriz efendim. Bir gelin bakın bakalım. Sizin aşkınızda boşa çabalıyor mu? :) Hiç değilse bu şahane öğretmenlerin, öğrencileri ile bir hayali nasıl gerçekleştirdiklerine tanıklık etmiş olursunuz, fenamı?;)

Tarih / Saat       : 10 Nisan 2019 Çarşamba / 20.00
Yer                   : Mustafa Saffet Kültür Merkezi / Halit AKÇATEPE SAHNESİ

Biletler Mustafa Saffet Kültür Merkezi Gişesinden temin edilebilir.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Melek Melek 02.03.2019

Kolay gelsin ramicim.alkışınız çok olsun

yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık