istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort

Sadık Semih Kayhan, Halk ekonomik koşullar ve siyasilerin kullandığı dilden rahatsız!

35 hizmet yılını Yerel Yönetimlerde idareci olarak tamamlayan, belki de Türkiye’de bir ilk olan tam 30 yılını teknik birimlerden sorumlu geçiren ve son olarak Ataşehir Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken emekli olan, artık başka alanlarda bürokrat değil bir sivil vatandaş olarak istenilirse birikimi ve tecrübesiyle göreve hazır olduğunu söyleyen, mesleğinde Türkiye’de sayılı kişilerden biri olan Sadık Kayhan ile 31 Mart seçimleri üzerine konuştuk.

Sadık Semih Kayhan, Halk ekonomik koşullar ve siyasilerin kullandığı dilden rahatsız!
  • 16 Mart 2019, Cumartesi 15:32

Yerel Yönetimlerde 1983 tarihinden bu yana tam 35 yıl görev yapmış ve bu 35 yılın 30 yılını teknik birimlerden sorumlu başkan yardımcısı olarak çalışmış, birçok kent projesine katkı sunmuş eşine ender rastlanan bir bürokrat bir gönül ve hizmet adamı.

Hoşgörülü, sevecen ve sakin yaklaşımıyla insanların gönlünde tahta kurmuş, CHP listesinden meclis üyesi adayı olarak yer alan Sadık Kayhan’la, 31 Mart yerel seçimi çalışmalarıyla ilgili konuştuk.

Kayhan; bir yandan seçim çalışmalarında karşılaştığı soru ve sorunları dile getirirken, diğer yandan Ak parti Belediye Başkan Adayı ve Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem’in projelerini şöyle değerlendirdi.

“VATANDAŞLAR EKONOMİK KOŞULLARDAN VE SİYASİLERİN KULLANDIKLARI DİLDEN RAHATSIZ”
*Belediye başkanımız ve ilçe başkanımızın hazırladığı seçim çalışma programı çerçevesinde Yenisahra, Barbaros ve İçerenköy Mahallelerinde meclis adayı arkadaşlarım ve mahalle temsilcileri ile birlikte çalışmam öngörüldü. Bu çalışma kapsamında ev, kahve ve esnaf ziyaretleriyle birebir sohbet etme imkânı buluyoruz. Bu ziyaretlerimiz esnasında yaptıklarımızın yanı sıra yapamadıklarımızı ve onların soru ve taleplerini de alarak ona göre bir değerlendirme yapıyoruz.

Ziyaret ettiğimiz yerlerde gördüğümüz tek şey halkın Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntıların farkında olmasıdır.  İnsanlara baktığımız zaman orta halli vatandaşlar dâhil herkes içinde bulunduğu ekonomik koşullardan şikâyetçi. Bir başka şikâyetçi oldukları konu üst düzeyde siyaset yapan insanların kullandıkları dil. Yani ayrıştırıcı, ötekileştirici, aşağılayıcı dilden insanların ciddi şekilde rahatsız olduklarını gördük. Bize de tavsiyeleri şu oldu. Lütfen sizler bu dili kullanmayın, bu dili kullananlar artık bizi bıktırdılar. Bizler binlerce yıl bu toplumun her kesimiyle birlikte yaşadık, birlikte yaşamaya da devam edeceğiz.  Hiç kimse bizi öteki diye ayırmasın. İnsanlar bu düşüncelerinde haklı çünkü bugün bir siyasi anlayış var. Bu siyasi anlayış da sana oy veren var ama birde sana oy vermeyen yüzde elli var. Yarın bu farklı ideoloji iktidara geldiği zamanda seni ötekileştirdiyse ne olur. Bu dilin zaman zaman gerginliklere neden olduğunu görüyoruz. Bu dilden kısa sürede herkes vazgeçmelidir. Benim korkum şu ki;  eğer bu dil devam ederse Allah korusun ileride daha çok vahim sonuçlar doğurabilir. Onun için halkın talebi de bu, bizimde tespit ettiğim bu acı dilden, incitici dilden herkesin vazgeçmesidir.

“BELEDİYELERLE İLGİLİ EN BÜYÜK SORUNLARI İMAR”
Belediye ile ilgili insanların en çok karşılaştığı ve bize sordukları soru genellikle imar konusudur. Bu konuda da haklılar. Bizde arsa almak, ev almak bir ihtiyacı karşılamak değildir. Bizde ev veya arsa almak çocuklarının geleceğini garantiye alma çabasıdır. Böyle olunca arsalar daha çok değere sahip olur. İnsanlar beklenti içerisindeler. Belediyelerin görevi de bu insanları 40-50 yıllık beklentilerine cevap vermektir. Şu eksikliği de gördük. İmar sorumluluğunun büyükşehir de olduğunun farkında değiller. İmar konusunda da büyük beklenti içerisindeler. Kısacası mahallelerde karşılaştığımız sorunların başında belediyelerle ilgili olarak imarın öne çıktığını gördük.  

Sonuç itibariyle; ekonomik olarak çözüm arayışı içerisindeler. Bundan dolayı ciddi rahatsızlıkları var. Siyasetçilerin kullandıkları dilden rahatsızlar ve özelliklede bu mahallelerde imar planları ile ilgili çözüm talepleri var. Tüm bu rahatsızlıklardan halkın bir değişime meyilli olduğu kanısı ben de oluştu.

 

Kayhan İsmail Erdem’in projeleri ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“DEVLET PROJELERİNİ KENDİ PROJESİ GİBİ GÖSTERMESİ DOĞRU DEĞİL”

Ak Parti adayı da uzun yıllar belediyecilik yapmış bir arkadaşımız. Siyasetin etik doğrular üzerinde yapılmasına tarafım. Yani insanları kandırmaya farklı şekilde gösterip farklı şekilde uygulama yapmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünenlerdenim. Sayın başkan adayının açıkladığı projelere bakalım. Diyor ki; ben Kayışdağı’na teleferik yapacağım. Kötü bir hizmet değil ama Kayışdağı bizim bölgemiz değil Maltepe sınırları içerisinde. Ataşehri’de kalan Üniversitenin kapısın önünde kalan küçük bir alandır. Orayı biz mesire alanı yaptık fakat İSKİ burası mesire alanı olmaz çünkü su kaynağının üstündesiniz, burası su toplama havzasıdır diyerek geldiler ve orayı boşalttılar gün su havzasıdır diye mesire alanı olarak yasaklayan İSKİ, başka yönetim geldiğinde aynı amaçla kullanmak isterse serbest mi diyecek.

Ayrıca Teleferik yapılacak tepe noktada radar var yani yasak bir askeri bölge var. Bunların çözümü belediyede değil. Yani çözümü belediyede olmayan bir proje.

FSM’nin bulunduğu yere 1200 yataklı bir şehir hastanesinin yapılacağını söylüyor. Şehir hastanesi bir belediyenin projesi değil bir devlet projesidir. Ayrıca o alan bir sit alanıdır. Benimde altında imzam var. Siz sit alanı bir bölgeye kurul kararı olmadan, sizin yetkiniz olmadan bir proje olarak halka sunmak akıl işi değil. Siz bir hükümet değil belediye seçimi yapıyorsunuz. Bölge size ait değil, yapma yetkisi size ait değil ve bölge sit alanı. Halka bunu sunmak yanlış.

Hal yerinin projesi oybirliği ile yeni geçti. Plandaki yeri yeşil alan. Siz oraya hükümet konağı yapıyorsunuz. Hükümet konağı yapma yetkisi belediyenin mi? Tabi ki, buda devletin projesi hem de yeşil alan.

Gümrük ve Hal kalkmalı mı? Kalkmalı. Hal yerine Ataşehir’in çok acil ihtiyacı olan yeşil düzenlemeler yapılmalı. Zaten bizim projemizin içerisinde var. Peki; Gümrüğün yerini temin etmek, Gümrüğü nakletmek devletin görevi. Mevcut alandan fazla bir alan lazım. Böyle bir alanı tahsis etmek, oraya Gümrük Binasını yapmak ve taşımak devletin işi. Bunlar bir ayda bir senede kısa vadede yapılacak işler değil. Bu konuda defalarca bakanlara ricamız ve teklifimiz oldu. Kamu binalarının bir arada olacağı, Kent meydanının yapılacağı, altı otopark olacak şekilde vatandaşın her türlü sorununu bir arada çözecek şekilde bir yapılaşmayı önermiştik. Ama biz asla yaparız demiyoruz. Bunlar belediyenin işi değil.

Ak parti adayı projelerini anlatırken herhalde yeteri kadar proje üretemedi ki, ya da Ataşehir’in acil ihtiyaçlarının ne olduğunu göremedi ki, devlet projelerini yetkisi olmadan kendi projesi olarak sunması doğru değil. 

Ataşehir’de spor alanları ile ilgili olarak şunları söyledi:
“ATAŞEHİR’İN EN ÇOK İHTİYACI OLAN ŞEYLERİN BAŞINDA SPOR SALONLARI GELİR”

Ataşehir’in en çok ihtiyacı olan şeyler spor salonları. Biz belediyeyi aldıktan sonra Yenisahra çim sahasından başka çim saha yoktu. Ataşehir gişelerinin bulunduğu Tem kenarında 52 dönümlük mülkiyeti devlete ait alan ile ilgili olarak törenlerinde yapılabileceği bir stadyum, çok amaçlı bir kapalı spor salonu için bir proje taslağı hazırladık. Biz bu çalışmayı yaparken bir firma yetkilisi bize gelerek, biz bura ile ilgili bir çalışma yapıyoruz size bilgi vermeye geldik, büyükşehirle görüştük bura bize verildi dedi. Ataşehir de tek spor alanı var oda burası. Onu büyükşehir otogar yapmak üzere verilmiş. Kısa bir süre sonra oraya oto gar yapılmak üzere bir plan değişikliği yaptılar. Biz dava açtık. Dava devam ederken bu seferde biz buraya trafo merkezi yapacağız. İtirazlarımız ne yazık ki kabul görmedi.

Saray Bosna örneğini veren Kayhan; 600 bin nüfuslu bir şehirde sadece bir cadde üzerinde doğal çim futbol sahası var. Bizim 400 binin üzerinde nüfusumuz var bir tane bile sahamız yok.

Orası elimizden gidince TOKİ’ye ait Esatpaşa Mahallesin de bulunan saha, İçerenköy İdmanyurdu Spor Kulübünün kullandığı alan birde Site Sporu Kulübünün kullandığı alan. Bunları bari bize verin ricalarımızın yanı sıra resmi talepte bulunduk. Onları da vermediler.  Dahası var hemen 2009 tarihinden sonra o zaman ki Milli, Eğitim Müdürlüğüne gittim. Bir ricada bulundum kendisinden. Bize üç okul bahçesi verin oralara kapalı spor salonu, voleybol, basketbol sahası ile kapalı yüzme havuzu yapalım. Okul saatleri dâhilinde sizler, okul saatleri dışında da biz kullanalım diye öneri götürdüm. Milli Eğitim Müdürü bize sıcak bakmadı ama talep ettiğimiz okullardan birinin bahçesine büyükşehir tarafında kapalı spor salonu yapılma üzere verdiler. Brandiyum İş Merkezinin hemen arkasında 8 dönümlük bir yer vardı. En azında oraya bir şeyler yapalım derken orayı da büyükşehir yeşil alan olarak ilan etti. Yani Ataşehir şu anda en zayıf olduğu nokta spor tesisi konusudur.

Düşünebiliyor musunuz? Bir kadın voleybol takımımız vardı. Türkiye’de bugün halen kırılmamış rekorların sahibi. Bölgesinde set vermeden namağlup şampiyon, 3.Ligde namağlup şampiyonluk, 2. Lig de playoff’ a kaldık. Bir puan farkla 1.Lige çıkamadık ama garip olan neydi? Ataşehir ’de kadınlarımızın maç yapacağı saha olmadığı için Üsküdar Burhan Felek Spor Salonu’nda maç yapıyorduk. Bir ilçe adına ayıptır. Yeni planlarda mutlaka bu tesislere yer verilmelidir. Çözüm istendikten sonra bulunur.

Editör: ALİ BAL
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

HABER İHBAR HATTI
yukarı çık